Cuma, Nisan 23

Küçük Kara Balık



Adını çok duyduğum, ama bir türlü alma noktasına gelemediğim, Samed Behrengi'nin Küçük Kara Balık'ını, sevgili Tanyel hediye ettiğinde ileri derecede mutlu olup, bir çırpıda okudum. Bittiğinde, yüzümde beliren aptal sırıtmanın nereden geldiğini bilmiyorum. Ama kitaba karşı derin bir sevgi duymaya başladığımı biliyorum.


Küçük Kara Balık, aslında bir çocuk kitabı. Ama, nasıl diyeyim, Küçük Prens gibi. Oturur, üzerinde düşünür de düşünürsünüz. Yaşadığı dereden başka yerler de olduğunu hayal eden, ve hayatını başka yerler ve başka hayatlar görmeye, bir yanıyla da mücadeleye vakfeden bir balığın hikayesi. Aşağıdaki alıntılar, belki okumayanlara fikir verebilir:


"...Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım. Başka yerlerde neler olduğunu öğrenmek istiyorum. Bu düşünceleri kafama başkasının soktuğunu sanabilirsin, ama ben uzunca bir süredir kendim düşünüyorum bunları. Arkadaşlarımdan da bazı şeyler öğrendim elbette; örneğin, birçok balığın yaşlanınca, hayatta hiçbir şey yapmadık, hayatımızı boşa geçirdik, diye yakındıklarını biliyorum. Durmadan sızlanıp dururlar. Ben yaşamanın nasıl bir şey olduğunu öğrenmek istiyorum; durmadan aynı şeyleri yapmak, yaşlanana kadar başka bir şey yapmadan yaşamak olamaz; dünyada yaşamanın anlamı bundan daha fazla olmalı!"


"...Ben yalnızca sağa sola dolaşıp durmaktan bıktım, can sıkıntısı içinde yüzmek istemiyorum artık, bir nedeni olmadan mutlu olmak da istemiyorum; günün birinde gözlerimi açıp hepiniz gibi yaşlandığımı, ama hala aynı balık olduğumu, ilk başta bildiğimden fazla bir şey bilmediğimi görmek istemiyorum!"


Küçük Kara Balık, karşılaştığı yengeç tarafından tuzağa düşürülmeye çalışılmaktadır. Yengeç onu ikna etmek için konuşmaya başlamıştır.


Yengeç: "Kurbağadan başka bir şey avlamadığımı görüyorsun işte; çünkü ben onlardan nefret ederim. Dünyadaki en önemli yaratıklar olduklarını düşünürler onlar; dünyanın kimin pençeleri arasında olduğunu göstermek istiyorum onlara! Gel yanıma yavrum, hadi gel, korkmana hiç neden yok!"


Küçük Kara Balık: "Zavallı! Sen daha doğru dürüst yürümesini bile bilmiyorsun! Dünyayı kimin elinde tuttuğunu nerden bileceksin..."



Yaz geldi. Hava bugün epey sıcak. Güneş penceremden içeri girmeye çalışıyor. Ben de insanların önemli bir kısmı gibi, kışın ve yağmurlu havalarda hüzünlü olur, güneşi hayal eder ve özlerim. Ve güneş geldiğinde, içimi bir heyecan kaplar. Her şeyi yapabilecek güçte hissederim kendimi. Hatta yaşadığım dünyayı değiştirebilecek güçte. Küçük Kara Balık gibi...

Hiç yorum yok: