Pazartesi, Temmuz 13

İnsanın İyimser Olma Hali...


İyimserlik hep takdir edilen, özenilen, sahip olmak istenen olmuştur. Çünkü öfkeden uzaklaştırır, üzüntüyü bertaraf eder. Mutlu eder. İnsan da mutlu olmak ister. Bu nedenle iyimser olmaya çalışır. Kafasındaki her türlü soru işaretinden kurtulup "Yok canıııım" ya da en kötü ihtimalle "Aman canııııım" demeye, dedirtmeye gayret eder. İşler yolunda giderse, güzel güzel idare eder kendini. İyimserlik güçlüdür kapılır gidilmesi halinde. Kafadaki şeytanları kovmaya birebirdir.

Sonra, birden bir gün, olmadık bir yerde olmadık bir surette "melabaaa" der bir yerlere sıkışıp kalmış ufak, küçükcük bir gerçek. Yüz dağılır, baş döner. Kafasına balyoz ve yahut piyano inmiş Slyvester gibi olunur. İyimserlik balon gibi patlar. Ya da tokat gibi suratta patlar. Uzak kalınmaya, "bana dokunmasın" denmeye çalışılan, köşe bucak kaçılan öfke bir mıknatıs gibi oturur ciğere, başlar bütün iç organları kendine doğru çekmeye. Kulaklardan buhar çıkar, gözlerden ateş fışkırır, kafaya vurularak dövünülünür. "İyimserlik" "Saflık" a dönüşür.


Buradan tavsiyem sevgili okur; iyimserlik kolunu sadece gerektiğinde çekiniz. Ayrıca tecrübeyle sabittir ki, yemeklerden önce alınan bir doz iyimserlik; hazımsızlık yapıyor...
Aman, aman dikkat!

2 yorum:

Genç Ekibin Ortancası dedi ki...

Allah allah! Ne oldu da sana bunları dedirtti acaba :)

yakınuzak dedi ki...

Yavrum,
O kadar uzak ki bana şimdi ne olup bittiği ve bunları yazdırdığı. Yani o kadar uzak ki...Yani o kadar mı uzak olur...İnsan çok acayip bir şey gerçekten...

Aman ne kadar uzak yahu, insanın inanası gelmiyor, hayret...:D

P.S. Vay be çok uzak hakkaten...:D:D