Cazdan caza koşuyorum şu aralar. Ne smooth jazz kaldı ne bebop. Bir heyecan bir heyecan bende. Dinledikçe kalbim daha hızlı atıyor.
Mevcut bir durumdu. Son zamanlarda iyiden iyiye yer kaplamaya başladı.
Elbette, demirbaşlarım duruyor olduğu gibi. Tori Amos beni benden alıyor, Cohen ve Rufus içimi kıpırdatıyor. Bazen de soğutuyor.
Ciddi ciddi, eğer beni alırlarsa, tedrisattan mı geçsem demeye başladım. Şimdi düşünüyorum ne bu kadar bağlıyor beni kendine diye. Hala bulamadım.
Hastasıyım.

2 yorum:
Canim bu yasla ilgili olsa gerek. Ben de jazz'a bi merak saldim. Ama cok fazla dinleyince yine de sikilabiliyorum. Alismadik gotte don durmaz hesabi. Du bakalim...
Valla insan kendini kırmızı gece elbisesiyle elinde kırmızı şarabıyla piyanonun başında müziğe eşlik eden Ellis gibi hissediyor dinlerken. O kimse artık...:)
Yorum Gönder