Pazar, Mart 7

Korku Dolu Bir Haftasonu...






Haftasonu planlarımı, Cuma akşamüstü, artık 2x2'yi bile hesaplayamaz durumdayken yapmıştım. Buna istinaden Cumartesi alşamüstü eve geldim, kapıyı kilitledim ve bir daha da açmadım. Oturdum televizyonun başına, Krallık 'tan 4 bölüm, arkasından da bir Dead Silence ve Profondo Rosso patlattım. Saat pazar gecesi 11'i gösterdiğinde bir de Beşinci Boyut'a sardım. Korku ve huzur dolu bir uykuya daldım hemencecik.








İdefiks'ten ucuza kapattığım yığınla korku filmi beni bekliyordu nicedir. Özellikle Lars Von Trier'in Krallık dizisi bana sürekli göz kırpıyordu. Hemen başladım izlemeye. Lars Von Trier'in Karanlıkta Dans gibi acıktan acığa koşturan filmleri dışında ne numaraları var diye merak ediyordum. Antichrist'tan sonra merakım arttı. Krallık başarılı. Daha korkunçlarını da gördüm, korku skalasında yüksek puan veremem. Ama kesinlikle korkuturken düşündüren bir seri. Karakterler, aralarında geçenler bana bir sürü şey düşünürdü. Krallık bir hastane bu arada. Ama bu arkadaşlar bilimin katı rasyonelliği içinde boğulup spiritualizme burun kıvırır olmuşlar. Sonra tahmin edebileceğiniz gibi sıkıntı olmuş. Her bölümün sonunda Lars çıkıp " eveet bu bölümde de şöyle oldu böyle oldu, hayatta da gerçekte böyle olmaz mı" filan diyor. Bence hoş olmuş. Bütün dizi yönetmenlerinden de aynı performansı bekliyorum ben. Mesela fena olmaz mı, Aşk-ı Memnu'nun yönetmeni de çıkıp "Bu bölümde de Adnan Bey, Bihter ve Behlül'ün ilişkilerini fark etmedi. Hayatta da bazı şeyleri böyle fark etmezseniz bir tarafınızda patlar" dese. Bilmiyorum bence hoş olur.






Profondo Rosso, sevgili Oğuzhan'ın neredesye 2 yıl önce cdye çekip bana verdiği yapıtlar arasındaydı ancak izleyememiştim. Dün izledim ve Dario Argento repertuarıma bir yenisini daha ekledim. Yalnız filmle ilgili bazı izlenimlerim var: 1- Bence daha ürkütücü, diğer filmlerine kıyasla. (Bu arada Inferno ve Tenebre'yi izlemedim).2- Bir o kadar da esprili diyalogları var, yine diğerlerine kıyasla. Böyle güldüm filan. Hem de anksiyeteden değil :). Ama beğendim. Özellikle ayna mevzuu hoş olmuş.
















Son olarak Dead Silence, Testerê'nin yönetmeninden. Ben Testere serisini pek tutmadım. Zaten bir filmin 6.sını çekersen artık b..ku çıkar. Ancak burada da tıpkı Testere'deki Jigsaw kuklasına benzeyen br kukla var ki, evlerden ırak. Mevzu da zaten Mary Shaw isimli bir vantrolog kadın hakkında. Kuklalı muklalı korkutucu bir film olmuş. Makyaj başarılı, kan revan filan tadında. Yine, daha iyilerini gördüm, ama izlenir.








Kendimle ilgili de şöyle bir şeyi fark ettim: Korku filmleri artık beni filmin ertesinde korkutmuyor. Yani yatağa girdiğimde sağıma soluma, yatağın altına filan bakmıyorum. Tamam dün gece bir kes baktım; ama gerçekten bir ses duymuştum. Hatta daha ziyade, kafamda Profondo Rosso'yu evirdim çevirdim. Acaba şöyle olsa nasıl olurdu filan diye. Galiba büyüdüm. Filmi izlerken tırsıyorum, gözümü kapatıp parmaklarımın arasından bakıyorum filan. Ama orda kalıyor. Sevindim bu duruma. Çünkü artık korku filmi izlemek için kimseye ihtiyacım yok.



Şu durumda korku günlerim devam edecek. Zaten sevgili dostum Arzu'nun hediyesi Borges editörlüğünde Fantastik Edebiyat Serisi de tam gaz devam ediyor. Şu an malzeme toplama aşamasındayım. Elbette benim de günüm gelecek...



Nihahaha...

2 yorum:

KuzeyGüney dedi ki...

Canim orda olsaydim da birlikte izleseydik:/
Ozellikle Argento'nunkini merak ettim. Kingdom'i seneler once edinip ilk iki bolumden sonra devam etmemistim. Ama korkunc degil de sanki daha ziyade sikintili bir filmdi.
Ben korkarim ya hani boyle seylerden, ne hos olurdu bunlari senle birlikte izlemek :p

Deep Crimson'i da bul, izle. Onun adi da Profunda Carmessi. Profunda 'deep' mi demek aceba?
Lik yu klik yu :p

yakınuzak dedi ki...

Yavlum,
Keşke olsaydın. O zaman daha neler izlerdik. Gel izleyelim. Bazılarını senin için tutuyorum :)

Profondo Deep demek sanıyorum, ama Profondo Rosso Türkçe'ye Koyu Kırmızı diye çevrilmiş. Belki renkle kullanılınca koyu oluyordur. Bilemiyorum..

Sen de Argento'ya bir yerden başla diyicem ama odada tek başına tırsabilrsin. Bak ben kaç senelik korku sineması takipçisiyim, daha yeni ulaştım filmi filimde bırakma mertebesine. Biriyle izlersen olur.

Öperim sıkıca...