Çarşamba, Temmuz 30

Neler Öğrendik?


1- Almanların genel olarak son derece soğuk, insana gülümseyerek laf sokan, yardım etmekten imtina eden insanlar olduğunu (elbette, istisnalar kaideyi bozmaz!)

2- Berlin'de bütün sokakların bir noktasında o beni tiksindiren, tarif edilemeyen ve beni kahvaltı zevkimden alıkoyan kokuyu barındırdığını

3- Berlin'de gerçekten Berlin'e ait olan tek şeyin 2. Dünya Savaşı'ndan kalanlar olduğunu

4- Adamların oradan buradan topladıkları şaheserleri, sanat eserlerini, büstleri, sunakları tanesi en az 10 eurodan geziye açtıklarını

5- Checkpoint Charlie bölgesinde ve müzesinde komünizm ve SSCB'ne ait her şeyin adeta yerin dibine sokulduğunu

6- Berlin'de tuvalete gitmenin 50 cent'ten başladığını

7- Berlin'de döneri çok güzel yaptıklarını

8- Berlin'deki kusursuz otobüs ve metro ağı sayesinde her yeri adeta elinle koymuş gibi bulduğunu

9- Otobüs ve metroların 4.37 gibi saatlerde neredeyse saniyesine kadar dakik bir biçimde geldiklerini

10- Berlin'de insanların su yerine sodaya çok benzeyen "mineralwasser" dedikleri bir su içtiklerini

11- Pınar, Yeliz ve Pınar'ın süper insanlar olduğunu

12-Ülkenin gündemine, Tegel Havaalanı'nda Hürriyet'e 1 euro verip alabilecek kadar, yakın olmak isteneceğini

13- Hollanda'nın suyun üzerinde yüzen bir ülke olduğunu

14- Hollanda'da bırakın dağı tepeyi, yığılmış çimento harcı bile görmenin mümkün olmadığını

15- Trenle yolculuk yapmanın çok hoş bir deneyim olduğunun hatırlanması gerektiğini

16- Hollanda'da insanların bu popomu büyük gösterdi, buradan da göbeğim çıktı demeden çoook acayip şeyleri giyebildiklerini

17- Amsterdam'daki her evde yaşanmak istenebileceğini

18- Gülci'nin çok iyi bir ev sahibesi olduğunu

19- Olası bir kıyamet durumunda ilk gidecek yerin Amsterdam olduğunu

20- Bir şehri/mekanı güzel yapanın içindeki insanlar olduğunu

21- Vatanın aslında belki de doğduğun yer olduğunu

22- Derya'nın harika bir yol arkadaşı olduğunu

23- Berfu'nun çok ama çok özlendiğini...


Fırk...

3 yorum:

KuzeyGüney dedi ki...

Canım, o kadar iyi geldin ki bana. Tahmin edemezsin bile.

Adsız dedi ki...

Öğrendiklerimize şunu da eklemek isterim ki: Eger bilmediğin bir memlekete gidiyorsan mutlaka resimli ansiklopedisini yanında bulundurmalısın. Zira yol sorduğun için bile 1 Euro ödemek zorunda kalabilirsin.

yakınuzak dedi ki...

Bu konuya kesinlikle katılıyorum Derya'cığım. Özellikle de Dost'un şehir kitaplarını tavsiye ediyoruz değil mi? :)