1- Almanların genel olarak son derece soğuk, insana gülümseyerek laf sokan, yardım etmekten imtina eden insanlar olduğunu (elbette, istisnalar kaideyi bozmaz!)
2- Berlin'de bütün sokakların bir noktasında o beni tiksindiren, tarif edilemeyen ve beni kahvaltı zevkimden alıkoyan kokuyu barındırdığını
3- Berlin'de gerçekten Berlin'e ait olan tek şeyin 2. Dünya Savaşı'ndan kalanlar olduğunu
4- Adamların oradan buradan topladıkları şaheserleri, sanat eserlerini, büstleri, sunakları tanesi en az 10 eurodan geziye açtıklarını
5- Checkpoint Charlie bölgesinde ve müzesinde komünizm ve SSCB'ne ait her şeyin adeta yerin dibine sokulduğunu
6- Berlin'de tuvalete gitmenin 50 cent'ten başladığını
7- Berlin'de döneri çok güzel yaptıklarını
8- Berlin'deki kusursuz otobüs ve metro ağı sayesinde her yeri adeta elinle koymuş gibi bulduğunu
9- Otobüs ve metroların 4.37 gibi saatlerde neredeyse saniyesine kadar dakik bir biçimde geldiklerini
10- Berlin'de insanların su yerine sodaya çok benzeyen "mineralwasser" dedikleri bir su içtiklerini
11- Pınar, Yeliz ve Pınar'ın süper insanlar olduğunu
12-Ülkenin gündemine, Tegel Havaalanı'nda Hürriyet'e 1 euro verip alabilecek kadar, yakın olmak isteneceğini
13- Hollanda'nın suyun üzerinde yüzen bir ülke olduğunu
14- Hollanda'da bırakın dağı tepeyi, yığılmış çimento harcı bile görmenin mümkün olmadığını
15- Trenle yolculuk yapmanın çok hoş bir deneyim olduğunun hatırlanması gerektiğini
16- Hollanda'da insanların bu popomu büyük gösterdi, buradan da göbeğim çıktı demeden çoook acayip şeyleri giyebildiklerini
17- Amsterdam'daki her evde yaşanmak istenebileceğini
18- Gülci'nin çok iyi bir ev sahibesi olduğunu
19- Olası bir kıyamet durumunda ilk gidecek yerin Amsterdam olduğunu
20- Bir şehri/mekanı güzel yapanın içindeki insanlar olduğunu
21- Vatanın aslında belki de doğduğun yer olduğunu
22- Derya'nın harika bir yol arkadaşı olduğunu
23- Berfu'nun çok ama çok özlendiğini...
Fırk...
3 yorum:
Canım, o kadar iyi geldin ki bana. Tahmin edemezsin bile.
Öğrendiklerimize şunu da eklemek isterim ki: Eger bilmediğin bir memlekete gidiyorsan mutlaka resimli ansiklopedisini yanında bulundurmalısın. Zira yol sorduğun için bile 1 Euro ödemek zorunda kalabilirsin.
Bu konuya kesinlikle katılıyorum Derya'cığım. Özellikle de Dost'un şehir kitaplarını tavsiye ediyoruz değil mi? :)
Yorum Gönder