Cuma, Mayıs 11

Algıda Seçicilik....


Dün akşamüstü saatlerinde bizim ofis hareketli saatlere tanık oldu. Aşağıdaki elektrik zavazingosu (ki sonradan adının kofra olduğunu öğrendim) alev aldığından bizim apartmanda bildiğimiz yangın çıktı. Hayatımda ölüme bu kadar çok yaklaştığım bir zaman dilimi daha olmamıştı desem kesinlikle abartmış olmam. Bir anda ortalığı siyah bir is kapladı. Ofiste çalışan Çiğdem, hangi akla hizmet ederek indiği belli olmayan merdivenlerden, kendini kapıya doğru atarken siyah dumanı da beraberinde getirdi. O andan itiabren içerideki biri çocuk 9 kişi için dehşet dolu saatler başladı. Çiğdem zaten şoktan şoka koşarak ağlamaktan helak oldu. Çocuk "korkuyorum yeaaah" diye bağırıyordu ve ofiste çalışan diğer bir insan bana "yav ölecek miyiz biz" diye sordu. Bunu duyan Romina'nın gözleri yuvalarından fırladı. Herkes amaçsızca sağa sola koşarken siyah duman akciğerlerimizi ileri derecede kaplamaya devam edip solunumu güçleştirdi. Ofiste çalışan aklı evvel arkadaşlarımız daha yangın birinci kata bile ulaşmamışken 6. katta dışarıda asılı bir klimaya basıp yan apartmana geçmek üzere harekete geçmeye çalıştılar. Hatta ofisteki çocuğu geçirdiler de. Bir de ön tarafta toplanan ve yangını kendi imkanlarıyla söndürmeye çalışan kalabalığı görünce panik iyiden iyiye arttı. Bu arada itfaiyeyi 3 kez arayıp "Nerdesiniz biz mahsur kaldık burda, ölüyoruz biliyo musunuz?" diye bar bar bağırırken telefonda "Tamam hemen geliyorlar" diyerek sakin sakin benim öfke ve çaresizliğimi karşılayan görevliye ayrıca teşekkür ederim. Sonuç olarak itfaiye geldi, yangın söndü, biz uzun süre arka balkonda oksijen için birbirimizi ezerek bir süre geçirdik. en sonunda çıktık.


Tüm bunları anlatmamın başka bir nedeni var: Ertesi sabah haberlerde "Beyoğlu'nda çıkan yangın..." diye başlayan cümleyi duyar duymaz televizyonun sesini açtım ve dikkatle dinledim. Sonra kendime "yuh" dedim. Algıda seçiciliğin böylesi dedim. Başka zaman olsa kanal değiştirisin, kendi başına gelince böyle oluyor di mi dedim.



Çok ayıp dedim.

Hiç yorum yok: