
“Gregor Samsa bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu”
Can Yayınları’ndan çıkan Kafka’nın “Dönüşüm”ünü neden başkaları gibi “Değişim” değil de “Dönüşüm” olarak bastıklarına verilen yanıt özet olarak; “Adam değişmiyor ki, dönüşüyor” olmuştu.
Ben de kendimi dönüşmüş hissediyorum. Daha doğrusu, bana dönüşmüşüm gibi hissettiriyorlar. Bu süreç aslında, bundan 1 sene önce liseden, biri sınıf arkadaşım olan, bir çifte rastlamamla başladı. Ben sevinçle yanlarına gidip “Merhaba” dediğimde, tahminim bana şöyle uzunca bir bakıp sonra şaşkınlıkla “Merhaba” diyecekleriydi. Ama bana baktılar, şüpheli bir “Merhaba” dediler, ben bekledim, bekledim, sonra adımı söyledim. Bakmaya devam ettiler. Ben hikayemi anlatmaya ve kendimi tarif etmeye başladım. Hala ikna olmadılar. Sonra erkek olan “haa” demeye başladı, sonra kadın olan durumdan iyice rahatsız olmaya başladı. Sanıyorum, ancak olay mahallinden ayrılırken aydınlanabildiler ki, ikisi de neşe içinde bana el salladılar! Son olarak iki üç laf geveleyip yanlarından büyük bir hayal kırıklığı ile ayrıldım. Benzer bir şey, hafta sonu gittiğim nikahta tekrarlandı. Lisede çok samimi olduğum, birlikte okuldan kaçıp Kilitbahir’e geçtiğimiz, içtiğimiz ve facebook isimli melun sitede beni “arkadaş” olarak ekleyen adam beni tanımadı. Diğerleri de…
En son Ahırkapı’daki şenlikte, 1 senedir görüşmediğim insanlar beni tanımayınca ve kim olduğumu anlayıp küçük çapta bir şok yaşayınca, bu işte bir tuhaflık olduğunu düşünmeye başladım. Evet saçım başım, tipim değişmiş olabilir, ve evet aradan bir kısım zaman geçmiş olabilir. Ama tanımamak nasıl bir şeydir? Bu nasıl bir değişim/dönüşümdür? İnsanlar, yakınlarım bana çok değiştiğimi söylüyorlar…Ama bu? Tanınmayacak kadar değişmiş miyim sahiden? Bu iyi midir, kötü müdür? Tanınmamak kötü hissettiriyor sanırım. Belki biraz önemsiz hissettiriyor. Hatırlanmamak, unutulmak.
Bir taraftan da, yeni bir şeyler oluyor. Yeni karşılaşmalar, yeni meraklar, “merhaba, ben…” ler. Anlatacak şeyler oluyor, dinleyecek şeyler. Başka türlü, başka bir akılla, başka bir ruhla.
Sanırım bildiğim şey, evet evet değiştiğim, ama dönüşmediğim.
Dönüşmeyeceğim…
3 yorum:
"saçları sarıydı o zamanlar.."sık duyduğumuz bir replik, evet...
Zaten evren de genişliyormuş, öyle diyorlar...
Gözden uzak gönülden irak cogu zaman. Ben de bu sekilde olmasa bile baska sekillerde hayal kirikliklarina ugradim eski arkadaslarla...
Yorum Gönder