
Bugün buraya yazacaklarım çok geçmişte kalmış Kerpe kaçamağı ya da geçmişte kalmak üzere olan Olimpos tatili hakkında olmayacak. Çünkü ben fark ettim ki; neşeli şeyleri insanlarla yazı yoluyla paylaşmak pek bana göre değil. Aslında her konuda olduğu gibi olup bitenleri birileriyle paylaşmak konusunda da giderek tembelleşiyorum. Telefonda konuştuğumda ya da bir biçimde karşılaştığımda bir şeyler anlatmak çok ama çok zor geliyor. Bunun bir sonucu olarak da depresifleşiyorum. Aslında galiba yalnızlaşıyorum ve uzaklaşıyorum da... En önce de kendimden uzaklaşıyorum. Bu aynaya çok fazla bakma deneyimine benziyor aslında. Bir keresinde bu deneylerimden birini yaparken o kadar "depersonalize" olmuştum ki, "kendime geri dönmem" dakikalarımı almıştı. O deney de son oldu zaten. Şimdiyse hayattan "depersonalize" olma çok sık yaşadığım bir deneyim haline geldi. Ancak bu kendimi kötü hissetmemle ya da canımın çok sıkkın olmasıyla ilgili bir şey değil. Evet, kendimi çok kötü hissettiğim zamanlar oldu ve olmaya da devam ediyor, ama, bu en neşeli, en keyifli ve umursamaz olduğumda da beni sarıp sarmalayabiliyor. Belki bu bir tür iki başlılık. Susam Sokağı'nda böyle bir yaratık vardı: İki başlı canavar ya da bu tür bir şey. Biri bir tarafa gitmek isterken diğeri çekiştirip kendi gitmek istediği yere doğru sürüklerdi. Birinin başına bir şeyler geliyor- ki o biri aslında benim- sonra diğeri- ki bu da benim- sesini duyuramadığı bir camın arkasında debeleniyor: "Haaaayır, böyle bir şey sana nasıl olabilir?" ya da "Neden burda böyle davranıyorsun? ŞŞŞ, alooo, kime diyorum, alooooooooo!". Ancak ilk bahsi geçen sadece arkasını dönüyor, boş gözlerle ikinci bahsi geçene bakıyor, ve yaptığı şeyi yapmaya, düşünmeye, söylemeye, vb. devam ediyor. Bu artık hayatımın bir parçası haline geldi. Aslında bazen eğlenceli de oluyor. Neticede bir çeşit "reality show": kimin kazanacağını ya da aslında hepsinin kurmaca olduğunu bilsen de izlemekten kendini alamıyorsun.
Bu yazıyı okuyan sevgili dostlarım, lütfen "iyi misin len?" diye telefona sarılmayın. Çünkü iyiyim. Ben ve diğer yarım (sadece şaka!) bir biçimde herkes kadar varolmaya çalışıyoruz. Galiba sorun şu: Bir tanesi herkesten daha fazla varolmaya çalışıyor.
Bıravo...
2 yorum:
Aslıcım ama şimdi "iyi misin len" die telefona sarılmamak mümkün mü? Gerçi mesajı da aldık, telefonda da sizlen konuşmak istemiyorum, size laf anlatmak zor, siz malsınız, sizin gibi insan olmaz olsun diyosun. De mii? Eşşek seni:)
terYav berfucum ne alakası var, bu bir yaratıcı ruh her yarattığını ciddiye alıcak olursak ohooooo..
Arıcaanızı bilmek bile süper bi olay olm!
allah bana sizi nasip etmiş inşaaaallah
Yorum Gönder